Antalya’nın Serik ilçesinde 2 dönümlük serasında 16 bin kök kırmızı gül yetiştiren Fatih Akalın, birkaç gün önce gül hasadına başladıklarını söyledi; Akalın, 4 yıl önce Mersin’de gül üreten dayısının oğlunun teşvikiyle başladığı üretimi, çiçeklere “çocuk gibi” bakarak sürdürdüğünü anlattı.

Serik ilçesinde sera içinde kesme gül üretimi yapan Fatih Akalın, sezonun ilk kesimini yaptı. Serada açan kırmızı güllerin kesimine 2-3 gün önce başlandığını belirten Akalın, “Şu an açtı, iki üç gündür kesmeye başladık, siftah yaptık. Allah’a şükür, herkese yetecek gülümüz var” dedi.
Dayısının oğlunun teşvikiyle başladı
Gül üretimine 4 yıl önce başladığını anlatan Akalın, Mersin’de aynı işi yapan dayısının oğlunun kendisini yönlendirdiğini söyledi. Akalın, “Dört sene önce dayımın oğlu Mersin’de bu işi yapıyordu. ‘Her işi bırak, gel gül ek. Beraber ekelim, sana öğreteyim’ dedi. Ektik, o şekilde vesile oldu. Allah razı olsun. O zamandan bugüne kadar devam ediyoruz” diye konuştu.
Serada kırmızı ekspor gül yetiştirdiklerini belirten Akalın, yaklaşık 2 bin metrekarelik alanda 16 bin kök gül bulunduğunu ifade etti.

Bir kez ekiliyor, 5 yıl ürün veriyor
Gülün yetiştirilme sürecini de anlatan Akalın, fidelerin ekim ayında dikildiğini ve bir kez ekilen gülün 5 yıl boyunca ürün verdiğini söyledi. İlk yıl 7-8 ay boyunca kesim yapılmadığını, bu dönemde yalnızca bakımla uğraşıldığını belirten Akalın, “İlk ektiğimiz sene sadece bakım yapıyoruz; ilacı, gübresi, işçiliği, otu, çapası. Ondan sonra kesimlere başlıyoruz. Kesime başladıktan sonra uzun süre, dört ay boyunca devamlı kesebiliyorsun” dedi.
Serada çalışan kişi sayısının iş yoğunluğuna göre değiştiğini aktaran Akalın, dönemine göre 3 kişiyle, yoğun zamanlarda ise 5 ila 7 kişiyle çalıştıklarını kaydetti.

“Bir annenin çocuğuna baktığı gibi bakıyoruz”
Güllere gösterilen özenin büyük olduğunu vurgulayan Akalın, bitkilerin gübre, ilaç, su ve güneş ihtiyacının düzenli olarak karşılandığını söyledi. Haftada iki kez ilaçlama yapıldığını, sıcak havalarda ise seraya gölge tozu atıldığını belirten Akalın, “Onlar bizim çocuğumuz gibi. Bir anne çocuğuna nasıl bakıyorsa biz de aynı şekilde bakıyoruz. Gübresi, ilacı, suyu, güneşi, havası; sıcak hava olduğunda gölge tozunu attırıyoruz. Tıpkı bir annenin çocuğuna baktığı gibi büyütüyoruz” diye konuştu.

Çiçekçiler ve özel günler için yerli üretim
Güllere çiçekçiler ve toptancıların yanı sıra özel gün kutlayan vatandaşların da talep gösterdiğini belirten Akalın, “Herkes istiyor. Çiçekçiler, toptancılar, eşinin doğum günü olanlar, evlilik yıl dönümü olanlar, sevgililer gününde isteyenler… Herkese hitap ediyoruz. Gece gündüz çalışıyoruz, yerli üretim” ifadelerini kullandı.

Bölgede kendisi dışında gül üreticisi kalmadığını öne süren Akalın, “Bu bölgede benden başka Çandır’da bir üretici vardı, o da şu an bitmek üzere, son senesi. Başka hiç yok” dedi.
“Çiçeklerin içinde huzur buluyorum”
İşinden memnun olduğunu dile getiren Akalın, kendi işinin sahibi olmanın kendisine huzur verdiğini söyledi. Akalın, “Kimseye bağlı değilim, kendi işimi yapıyorum, emir altında değilim. Aşık ola ola, seve seve işime gelip çiçeklerin içinde huzur buluyorum. Allah’a şükür, kimseye muhtaç etmiyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Serik kategorimizi takip edebilirsiniz.


